21 Aralık 2009 Pazartesi

Birazda sen ağla..




Biraz da sen ağla..
“Aşk, Gözlerini özlemekten ibaretmiş umutsuzca,
Ellerinde terlemek içinmiş meğerse ellerim..”
Teninin kokusunun sindiği gecede
Şimdi ayrılığımızın son perdesindeyim.
Aç yarasalar avutuyor beni ninnileriyle.
Yalnızlığımı öpecek az sonra
Yetim karanlıkların emzirdiği
Elleri küf kokulu çocuk, melankoli.
Yıkılan hayallerimi görüyorum,
Bana gelmediğin yolların kaldırımlarında dalarken.
Son mektubunun eşliğinde,
Soğuk taşlarda kalakaldım göz bebeklerimle
Sana hayıflanıyorum, biraz da sen ağla..
Keşke yağmur olupta yağsaydın sokağıma.
Sel olup taşsaydın, sana kapılsaydım.
Hani ellerimiz kenetlenmişken kayacaktı hayat,
Tutuşmaya hasret kalan sönmüş avuçlarımızda.
Mutluluk büyütecektik yarınlara özlemlerimizle
Varlığımızla aşacaktık önümüzdeki engelleri bir bir,
Hani yok saymıştık, Mavi kaplı kitabımızdan ayrılığı.
Yırtmıştık kara yaprakları sayfalarca,
Ne oldu ne yaptın bize?
Hayatta çıkamadığım tek yokuş,
Tövbe edemediğim tek günahım,
İpinle kuyuya inemedi Yusuf’un.
..
Yağmur olsaydın da yağsaydın sokağıma
Sel olup sana kapılsaydım gözyaşlarımla.
Ben bulut olayım ekimde sen ise yağmur,
Biraz da sen ağla..

06 10 2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder